top of page
Salı Pazarı
Gözümü buğu almış
Memelerini sis
Göbeğini giz almış
Belini bahaneyle elim
Avcumda durur
Cebime sığmaz
Hain bir his
Dilini maran almış
Gönlüm yamalı benim
Teni hamur olmuş parmaklarım verdane
Canım salı pazarına serilmiş
Gururum soğan gibi soyulmuş
Elimi eli almış ama bahane
Serde beraber
Ağzında sakız
Gözlerim durgun hem nazarım pervane
Nefsine hapis
Hevesimi kırar
Sözü nasıl yavuz
Salı pazarına kova kova kanım serilmiş geceden
Üzerine branda çekilmiş kırmızı
Güvenim gölgesinde bozunmuş
Yanında gündüz loş
Eteğini dizim
Boynunu kolum almış
Onurumu inadı ezmiş çoktan
Vehimlerimi tarla diye sürmüş
Hasadı anız
Mevsimi gibi özüm serilmiş pazara toptan
Hanesi buz
Yarısı yere dökülmüş
Hepten yalnız
Yusuf Veranda
bottom of page
