top of page
  • Thought Blog
  • Instagram

Çağlayan Atlar ve Çiçek Bedenler

Güneş nihayet bin yıllık yoksunluğundan azat eder yeryüzünü.

 Ve çağlayan atlar aydınlatma görevini yeniden üstlenir:

Atlar geliyor

 Çağlayan atlar geliyor

 Çağlaya çağlaya


Buzkıranlar gibi soğuğu

 Çağlayan atlar kırıyor

Hiçbir şeyin gölgesi yokken

 Çağlayan atlar geliyor

 Her bir şeye gölgelerini veriyor

Fermanlarını okuyor:

Sizin olanı sizlere vermeye geldim

Sizi siz etmeye geldim


Ve başlıyor her bir şeyi kendiyle doldurmaya

Aynılar birleşiyor farklılar ayrışıyor

Karanlığa doğru çekilip arada kalanlar

Köşe kapmacayı izliyor

 Çağlayan atlar taşlara vuruyor

Çatlaklara doluyor

Toprağa düşüp bedenlere ruh oluyor

Cenazelerinde göremeyecekleri çiçekler veriyor onlara

Çatlaklar doldukça

Çiçek bedenler dikiliyor

Çiçek bedenler çiçek hediyeler gönderiyorlar geriye

 Bedenler müteşekkir

Kendi çiçek atlarını yolluyorlar ekmek kırıntılarının peşine

 Bedenler vefa bilir

Çiçek atlar çağlayan atların geldiği yoldan

Dört nala dönüyorlar haberleri bile olmadan

Bir bir yayılıyorlar çepersiz boşluğa

Çok geç olana kadar koşuyorlar, koşuyorlar

Güneş zapt edilebilir gibi değil ama

Şükür ki çiçek atlar bu uğurda

 Feda edilebilir

Güneş özüyle böyle onurlandırıyor yeri

Duacılarınaysa böyle burun kıvırıyor

 Güneş zor beğenir


Yusuf Veranda
bottom of page