Çağlayan Atlar ve Çiçek Bedenler
Güneş nihayet bin yıllık yoksunluğundan azat eder yeryüzünü.
Ve çağlayan atlar aydınlatma görevini yeniden üstlenir:
Atlar geliyor
Çağlayan atlar geliyor
Çağlaya çağlaya
Buzkıranlar gibi soğuğu
Çağlayan atlar kırıyor
Hiçbir şeyin gölgesi yokken
Çağlayan atlar geliyor
Her bir şeye gölgelerini veriyor
Fermanlarını okuyor:
Sizin olanı sizlere vermeye geldim
Sizi siz etmeye geldim
Ve başlıyor her bir şeyi kendiyle doldurmaya
Aynılar birleşiyor farklılar ayrışıyor
Karanlığa doğru çekilip arada kalanlar
Köşe kapmacayı izliyor
Çağlayan atlar taşlara vuruyor
Çatlaklara doluyor
Toprağa düşüp bedenlere ruh oluyor
Cenazelerinde göremeyecekleri çiçekler veriyor onlara
Çatlaklar doldukça
Çiçek bedenler dikiliyor
Çiçek bedenler çiçek hediyeler gönderiyorlar geriye
Bedenler müteşekkir
Kendi çiçek atlarını yolluyorlar ekmek kırıntılarının peşine
Bedenler vefa bilir
Çiçek atlar çağlayan atların geldiği yoldan
Dört nala dönüyorlar haberleri bile olmadan
Bir bir yayılıyorlar çepersiz boşluğa
Çok geç olana kadar koşuyorlar, koşuyorlar
Güneş zapt edilebilir gibi değil ama
Şükür ki çiçek atlar bu uğurda
Feda edilebilir
Güneş özüyle böyle onurlandırıyor yeri
Duacılarınaysa böyle burun kıvırıyor
Güneş zor beğenir
